Tarih yazanlar, tanıtım yapanlar


Tarih yazanlar, tanıtım yapanlar..
Karla gelen tipinin eşliğinde yeni bir yıla girip, yeniden deyip çıkılmaya hazırlanılan yola baktığınızda geride kalan tarihlerde sizin ne kadar, rol oynayıp, unutulmayan, anılan ve bir daha denilen tarihler yazdığınızı kendinize sormanız gerekmez mi?



Evet, bir dönem benim bizzat başında olduğum ekiple Bal festivalinin ortasında yapılabileceğini ve yapılan metropol İstanbul'da bile yapıldığı halde balın merkezi denen Ardahan'a buradan bir kez daha seslenip, bu kentin tüm ülkeye ve dünyaya tanıtılması için tarih yazılıp, yazılmadığını sorulması gereken bir yılı daha geride bırakıp, 'Mutlu yıllara' diyerek geçtiğimiz şu günlerde 7, pardon 8 yıl önceye gidiyorum..
Ve 8 yıl önce 'Yorganını eline verip, Ardahan'a geri göndereceğiz' diyenlerin alnına pardon 6 milyon oy alan belediye başkanının yan ı sıra onca seçilmiş başkanının 7 milyon oy alan bir partinin genel başkanı olan Demirtaş gibi tutuklu bulunduğu 16 milyonluk kentin her tarafına Ardahan'ın adını yazan o günlere ve bugüne yani 8 yıldır bir türlü 2.'si yapılamayan, '1 ve sonuncu olan ama başta Ankara'da olmak üzere bir çok kente örnek olan O; tarih yazan '1. Ardahan'ı Tanıtım Günlerine' gidelim..
Ve o günlere yani o yıllara gittiğimiz o günden bugüne kadar tanırım günleri denen devasa organizenin mahalle pazarlarına düşürüldüğünü gördüğümüz bir süreci üzülerek görmenin yanında, 'Bu işi bende yaparım, bizde tarih yazarız..' deyip, o yapmayı ve de yazmayı bir türlü başaramayanlara da bakalım..
Tarih yazanlarla, tanıtım yapanların tarihi ve tanıtımı kendilerinin siyasi ve ticari rant sananlarla yan yana getirilmeye çalışıldığı bir sürecin içinde bu talihsiz duruma baktığımızda karşımıza dünya kurulduğundan bu yana tarih yazıp, bugüne kadar yaşayanlarla, tarih ve tanıtımı küçük rant hesaplarına kurban edenlerin bir hayli çok olduğu o tarihin çöplüğünde olanlardan sayıları az da olsa tarih yazanlar, tanıtımım yapanların hâlâ unutulmayıp, anıldıklarını da ama birlerini bunu bir türlü anlayamadıklarını da görmekte, okumakta, izlemekte ve de dinlemekteyiz..
Ve geri dönüp, gerek bu ülkede gerek bu koskoca dünyada ve de başka kentlerin gölgesinden hala kurtarılamayan bir kentin yerelinde yaşananlara, yapılanlara, yazılanlara yeniden göz attığımızda tarih yazanlarla, tanıtım yapanların tarihin çöplüğündekilerle yarıştırılmak istendiğini de görmenin talihsizliğine şahit olmaktayız.
Evet, 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' derken bu lobinin nasıl olup, gerçekleşeceğinin yolunun da güçlü bir yetki ve etkide geçtiğini de anlatmaya çalıştığımız şu günlerde birilerinin kendi öz ve küçük çıkarları için siyasileri, bürokrasiyi kandıran, yanıltan girişimlerine de şahit olurken, tarih yazmanın, tanıtım yapmanın ne olduğunu anlatmaya çalıştıklarımızın da bizi anlamakta zorlanmadıklarını ama 'iki arada, bir derede kalmama..' adına gerçek anlamda tarih yazanlarla, tanıtım yapanları, tarihin çöplüktekilerle yarıştırılamaya çalıştıklarını da üzülerek görmekteyiz.
Ve bu çokta zor olmayan, ama anlatmakta bir hayli zorlandığımız talihsiz sürecin nasıl açılacağının yani bu 'iki arada bir derede' denilen  süreçte nasıl edip çıkılacağını kara kara düşünüp, bir yol ararken kendilerine uzatılan samimi eli tutmakta ki tereddütlerini de aşamadığını da üzülerek izlerken, yani 'ne şiş yansın ne kebap..' derken o kentin bu tür kararsızlıklar dolaysıyla boşa geçen yıllarda hem şişten, hem de kebaptan olduğunu da hâlâ anlamak istemediklerini de görüp, üzülsekte bu talihsiz durumun aslında tarih yazmayı, tanıtım yapmayı kendilerine hedef yapanları caydırmayacağı gibi geri adım attırmayacağını da anlayamadıklarını da anlıyoruz.
Ve diyoruz ki;
'Yedi yıl önce pardon 8 yıl yıl önce yaptığımız, yapacağımızın taahhüdüdür..' diyor, o tanıtılmaya, tarih yazmaya çok istekli olan bir kent için vereceğiniz kararla asıl siz yani 'Bu iki derede bir arada nasıl çıkılacak?' diyenlerin aslında hem tarih, hem de tanıtım yapacağınızı unutmayın..
Yeter ki; Benim geri geldiğim bu sahada bir kez tartışılmaya, konuşulmaya başlanan ve yeniden yapılmak istenen yani benim bir kez daha tetiklediğim bu süreçte size uzatılan o samimi elin sıcaklığına ve samimiyetine inanın..
Buda, size benim taahhüdüm, kendimi anlatan tanıtım ve tarihi bir yazı olsun..
Fakir YILMAZ

Ardahan Gazetesi
Daha yeni Daha eski

İletişim Formu