Deli Dana hastalığına yakalanan ülke..


Ardahanlı Yazarımız Fakir Yılmaz yazdı, "Deli Dana hastalığına yakalanan ülke"..

Özellikle sığırların sinir sistemini etkileyen ölümcül bir hastalık olan ve İnsanlarda ise bu hastalık, COVİD olarak değil, varyant Creutzfeldt-Jakob hastalığı olan ve kısa adı CJD adıyla görülen Deli Dana hastalığına bir ülke yakalanır mı?
Bilmem ama başta sınırımızın hemen ötesine Irak'tan sonra Libya ve diğer onca Arap, Afrika ülkesi ardından ye iden Ortadoğu'da, bu kez de Suriye'de görünen ve görüldüğü yerde işbirlikçileri ile kara petrolü kırmızıya döndürdüğü, yer altı madenlerini yeşil dolarına çevirdiği, yer üstü kaynaklarını ise nazikçe ve parayla geride kalan diğer ülkelerin tüm doğal ve öz kaynaklarına el koymanın adı olan özelleştirme ile ele geçiren bir ülke düşünün..
Ve bu ülkenin unutulan mı, unutturulan mı bilmem ama hoca efendi iken bir an da feto olanın mezarının olduğu, kaşif adı altında bir işgalcinin yani Colombonun gidip, yerliler denen Kızılderililerin derilerini yüzdüğü Okyanus ötesinden kalkıp, diğer bir okyanusun içinde olan ülkeye attığı bomba ile övünüp, Hiroşima ile Nagazaki vakasını yaşatırken o bombayı yapmaya kalkan bir ülke..
Ve deli dana hastalığında dediğim bu ülke emrine girmeyenleri, meşruyet tanımadıklarına önce yeşil dolarıyla, 'bizimkiler'dedikeri ile darbe yaptırır, döver.. 
Bunlar yetmez ve dediği olmazsa, dostum demeyi bırakır,  'artık benim değilsin..' der ve 'İnsanlarına insan  hakları vermiyor, Adaletli davranmıyor, Demokrasiyi, seçme,, seçilmeyi tanımıyor..' yetmezse 'Atom bombası, kimyasal silah yapıyor..' diye ülkeleri, insanları, liderleri kendisinden beter terörist ilan edip, milyonlarca insanın aç, susuz kalmasını umursamadan uyguladığı ambargolarla yönetimleriyle ülkeleri teslim alıp, insanlarının 'Molla, Dikta, Tek Adam, Diktatör' denen rejimlerine mahkûm bırakır..
Evet, deli danaya yakalanmış olan bu çok yıldızlı ülke, ülkemizin hemen sınırı başında bulunan Suriye'de ülkemizi olduğu gibi, Ortadoğu'da ki yavru ülkesi İsrail ile diğer bir petrol merkezi olan İran'ı uğraştırırken rakip gördüğü diğer bir ülkeyi, beyaz Ayılar diye adlandırılan Rusya'yı diğer başka bir ülkeyle, Ruslarla aynı köken olan Ukrayna ile savaşa sokup, teslim almasa da hareket edemez hale soktuğunuda söylersem, sanırım bu ülkenin hangi ülke olduğunu anlamış olursunuz..
Ve birilerinin sadece 'Kahrolsun' diyerek birtürlü kahredemeyip, er, geç. teslim olduğu deli danaya yakalanmış olan ve son olarak kendi kıtasında bulunan Venezuela'ya saldıran deli dana hastalığına yakalanan bir ülkeyi anlatığımı artık anlamışsınızdır..
Ve ken çıkarları dışında kimseyi tanımayan bu koboy edalı ülkenin, şu an bulunduğu Ortadoğu'da, 'kafamın tasını attırayın..' diyerek her an çekilebilirim..' dediği Türkiye ile aşiretlikten sıyrılıp, bir türlü bir araya gelemeyen Kürtleri karşı karşıya getirmek için fırsat kolladığınıda es geçmemek gerek..
Çünkü, 'Ben barışın, birleşin dedim ama siz birleşmeyi, barışmayı değil, savaşmayı ayrılmayı tercih ettiniz... Aha çekiliyorum.. Ne yapacaksanız yapın bana ne?!..'' diyerek yağdan kıl çekercesine İsrail ve silahlarına, teknolojisine ve yeşil dolarına kendisine mahkûm olan Avrupa kıtası ile birlikte BOB'u gerçekleştirme hesaplarından geciksede bir adım geri atmayan olduğunu da hatırlatarak bu ülkenin hangi ülke olduğunu artık anlayın derim..


İşte buraya kadar teşhisini koymaya çalıştığım Deli dana hastalığına yakalanmış olan bu ülkenin 'yeniden İran'a saldıracak..' diye beklenirken, aslında o işi İrann'da ki muhalefete, demokrasi, insan hakları, adalet, hak, hukuktan kopuk, dini siyaseti için atom bombasından daha etkili kullanan Molla rejimden bırakmış olan insanların isyanına, iç karışıklığına, Afrika'da ki, Asya'da ki, Arap adasında ki gibi bir birlerini kırıp, tüketmeye bırakırken şu an bir başka petrol kaynayan ülkeyi kana boğuyor..
Ve bu deli dana ülke toplam kanıtlanmış 303,3 milyar varil petrol ile dünyada 1. sırada olan bir petrol rezervine sahip olduğu söylenen Venezuela'ya bizzat saldırı başlattığı gibi bunu da bu ülkede bulunan iç destekçileriyle birlikte mevcut yönetimi yıkmaya hatta cumhurbaşkanını eşiyle birlikte kaçıran ama demokrasiyi çok seven değil, kendi çıkarlarına ters düşünülce seslendiren bir ülke olduğunu söylersem yani yukarıda kısa özet ile anlattığım bu ülkeyi siz de  tanırmısınız?
Bilmem ama sadece hayvanların değil, yakalandığı deli dana hastalığı sonucu hayvan güdüsüyle insanlığa saldıran bu ülkeyi özellikle ülkemize komşu Suriye'de bugün, yarın yada öbürgün atacağı adımlarını iyi takip edin derim.. 
Çünkü, birileri, 'Sırada İran var..' derken bunun bir yanıltma ve daha perdesi açılmamış olan deli, deli oyunu olduğunu düşünmekteyim..
Ve bu deli dana hastalığına yakalanan ülkenin, 'Ey halkım; Allah'ın size vatan olmak üzere vaat ettiği Filistin diyarındaki şu kutsal topraklara girin ve O'nun yardımıyla orayı fethedin!' emrini uyguladığını söyleyip, bölgeyi kana bulayanla birlikte hareket ettiğini, görüp, düşünenlerdenim.. 
Ve bunun Galata köprüsünde hazır kıtalarla toplanıp, beddua etmekle engellenemeyeceğini, bu deli dananın hasta sallasının bölgeye, ülkeye akması, bulaşmaması için tek ilacın demokrasi, hak, hukuk, eşitlik, adalet, güçlü bir genel af ve 'Vatan-Millet-Sakarya' demeden gerçek anlamda kardeşlikle güçlendirilecek olan iç kalenin surlarıyla engellenebileceğini düşünüp, söyleyenlerdenim..
Fakir YILMAZ



Ardahan Gazetesi
Daha yeni Daha eski

İletişim Formu