Ardahanlı Yazar Gülten Avşar Yazıları


Ramazan ayı yaklaşıyor 

Market Raflarında Sessiz Çığlık

Fiyat Artışları ve Halkın Yalnızlığı

​Denetim Nerede?
​Son dönemde başta Migros olmak üzere büyük zincir marketlerdeki fiyat artışları, temel gıda ürünlerinde dahi ulaşılamaz seviyelere geldi. 

Örneğin; 500 gramlık bir paket ıspanağın "indirimli" haliyle 89 TL, domatesin kilogram fiyatının ise 100 TL’ye fırlaması, raflarda bir indirim algısı yaratılmaya çalışıldığını ancak gerçeğin tam tersi olduğunu kanıtlar nitelikte.

​Bu fahiş artışların, emekli maaşlarına henüz bir düzenleme yapılmadan gerçekleşmesi, halkı taşınamaz bir yükle karşı karşıya bırakıyor. 

Öte yandan, market çalışanlarının hak arayışı süreçlerinin faturasının da dolaylı yoldan yine tüketicinin sırtına yüklenmesi, ekonomik adaletsizliği derinleştiriyor.

​Hükümetin denetim mekanizmalarındaki yetersizliği, serbest piyasa koşullarının halkın aleyhine işlemesine neden olmaktadır. 
Dar gelirli vatandaşımız için yapılan sembolik maaş artışlarının; fahiş kiralar, gıda fiyatları ve kabarık faturalar karşısında hiçbir hükmü kalmamıştır.

​Ekonomik dengelerin ivedilikle maaşlar ve hayat pahalılığı ekseninde yeniden değerlendirilmesi şarttır. 

Devletin, piyasayı başıboş bırakmak yerine daha sıkı bir denetim mekanizması kurması ve dar gelirliyi doğrudan koruyacak yapısal adımları atması bir tercih değil, zorunluluktur.

​Gülten Avşar 
13 Şubat 2026




Millî Değerlerin Gölgesinde Kaybolan Gerçekler 


Bayrak bir millî mesele ise, köprülerin yabancılara satılması bir millî mesele değil midir? 

Bayrak sembolü üzerinden kurulan bu güçlü propagandalar, aslında toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına duyarsız kalan bir kültürün ürünü değil mi? 

Televizyon programları, ne ahlaki değerleri güçlendiren bir alan, ne de eğitimsel bir işlev taşıyor. Bu bir mili mesele değil mi? 

Halkın yaşadığı sıkıntılar
Göçmen sorununu, 
Ekonomik krizleri;
fiyat artışları
İşçilerin ezilmesini, 
Emeklilerin hak kaybı.. 
Milli sorumluluğu değil midir? 

Bu sessizlik,  bir milletin geleceğini çalmak değil midir? 
Bu soruların cevabını aramak, artık her birimizin sorumluluğu değil midir?

Kutsal boşluğu, toplumsal sorunların üzerini örtme çabasını ortaya koymuyor mu? 

Propagandalara kananlar, asıl  gerçekleri göremiyor, çünkü duygusal semboller, onların farkındalığını bulandırıyor.
Buda kültürel bir körleşme değil mi? 

Bu sorular, her birimizin kendisine sorması gereken, bir halk olarak uyanmamız gereken sorular değil midir?

Sistematik bir yanılsamaya kapılanların yüzünde bu durumdayız.
Haksızlığa göz yumanlar gemiyi ateşe verenler değil mi? 
14 Şubat 2026
Gülten Avşar



Ardahan Gazetesi
Daha yeni Daha eski

İletişim Formu