Ardahanlı Yazar Gülten Avşar'ın Nisan 2026 yazıları
Gerçeklerden Kopup Fantastik Hayaller Kuran Gençler
Fuarlarda okurlarımızla buluştuğumuzda bir şey çok net dikkatimi çekiyordu.
Özelikle gençler, ellerinde hep o ejderhaların uçtuğu, büyülerin havada uçuştuğu fantastik kitaplar vardı. Ve çoğu biz bu tür kitapları okumayı daha çok seviyoruz, diyorlardı.
Hayal kurmak kuşkusuz muazzam bir özgürlük, ruhun en geniş oyun alanı...
Ancak bu renkli dünyaların parıltısı, bazen hayatın kendi gerçeklerini gölgeleyebiliyor.
Peki, bu bir tehlike mi?
Hayal gücü, eğer hayatın sorumluluklarıyla dengelenmezse, bir kaçış rampasına dönüşebilir.
Bir yazar olarak gençlerimize şu mesajı vermeyi borç bilirim.
Dengeyi Kurmalısınız.
Sadece fantastik dünyalarda kaybolmayın.
Gerçek hayat hikayelerini, biyografileri ve yaşanmış kurguları da heybenize katın.
Ve kurgulanmış gerçek hayatları (romanlar) okuyun.
Geçmiş Geleceğin Pusulasıdır.
Kökleri yere sağlam basmayan bir hayal, rüzgarda savrulmaya mahkumdur.
Geçmişin gerçek hikayelerini bilmeden, geleceğin fantastik hayalleri yarım kalır.
Kaçış Değil! İnşa etmek ve iyleşmektir.
Okumak, gerçeklerden kaçmak için değil, gerçekleri daha iyi anlayıp dünyayı yeniden inşa etmek için bir araç olmalı.
Fuar stantlarında gördüğüm o "hayal ve gerçek arasındaki uçurum", biz yetişkinlerin ve yazarların rehberliğiyle kapanabilir.
Gençler, hayalleriniz gökyüzünde süzülsün ama ayaklarınız daima bu toprağın geçmişte yarım kalan hikâyelerinde bilsinler..
Yapay zeka, insanların geçmişte yaşadıklarını ve insanlar arasındaki diyalogların derinliğini tam olarak bilemez. Bu yüzden bol bol roman, hikaye, öykü, biyografi ve deneme okuyun.
Sevgili okurlarım, takipçilerim ve arkadaşlarım, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Çocuklarınızın kitap tercihlerinde bu dengeyi görebiliyor musunuz? Yorumunuzu bekliyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim ✍️💚
17 Nisan 2026
Gülten Avşar
"Coğrafyası Olmayan Acı"
Çocuklar ve Kadınlar İnsanlığın Ortak Sınavı Dünyanın dört bir yanında, sınırların ötesinde ama kalbimizin tam ortasında iyileşmeyen bir yara kan akıp duruyor.
Evrensel adaletsizliğin sadece bugün değil, geçmişte de defalarca tekrarlandığını, ama her seferinde insanlığın onuruna bir yara açıyor. Bu, sadece belirli bir bölgenin değil; Gazze’den İran’a, mazlumun ahının yükseldiği her karış toprağın, yani insanlığın temelinden vurulan evrensel bir adaletsizliktir. Bugün ekranlardan akan görüntülerde sadece yıkılan binaları ya da dağılan hayatları görmüyoruz.
Aslında modern dünyanın vicdan enkazını izliyoruz. Belirsizlik bir sis gibi gençlerin ve bizlerin geleceğinin üzerine çökerken, sarsılan sadece güven duyğumuz değil, insanlık onurumuz dur. Çocukların masumiyeti, hiçbir ideolojinin veya siyasi ihtirasın kurbanı edilemeyecek kadar kutsaldır. Şunu sormak zorundayız Yönetimler kendi hatalarını, stratejik hamlelerini ve iktidar hırslarını gizlemek için neden hep en savunmasız olanları, çocukları kurban seçer? Bir çocuğun hayallerinin çalınması, sadece bir coğrafyanın değil, bütün
bir insanlık medeniyetinin iflasıdır. Ölen her çocukla birlikte, aslında geleceğe dair bir umudumuz daha toprağa gömülüyor. Ancak bu noktada en büyük tehlike, acının "sıradanlaşmasıdır."
Haber bültenlerinde birer istatistikten ibaret kalan o sayılar, aslında yarım kalmış hikayelerdir. Gazze’deki bir annenin feryadı ile İran’daki bir gencin özgürlük çığlığı aynı dilde yankılanıyor. Çünkü zulüm pasaport sormuyorsa, adaletin de dili, dini ve ırkı olamaz. Bizler, bu sınır tanımayan adaletsizliğe karşı sesimizi yükseltmekle sadece "başkaları" için bir şey yapmış olmayacağız; kendi insanlığımızı kurtaracağız. Sessiz kalmak, sadece zalimin elini güçlendirmez, aynı zamanda bizi de bu suça ortak eder. Unutmayalım ki! Karanlığı dağıtacak olan uzaklardaki bir ışık değil, bizim vicdanlarımızdan yükselen o ortak ve gür sestir. Bu acı hepimizin ortak yükü, bu sorumluluk hepimizin borcudur. Bugün başkasının çocuğunun acısına gözünü yumanın, yarın kendi çocuklarına bırakacak bir dünyası kalmayacaktır. Sizce adaletin sesi, siyasetin gürültüsünü bastırmaya yetecek mi? Gültem Avşar
Ardahan Gazetesi
.jpg)