Kuruluş Felsefemiz

Ardahan Gazetesi Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Arslan’ın Kaleminden: Kuruluş Felsefemiz ve Çok Dilli Yayıncılık Hikayemiz


Ardahan Gazetesi’nin neden çok dilli yayınlar yaptığı, yerel bir gazeteyken neden ulusal ve uluslararası gelişmelere yer verdiği sıkça karşılaştığım ve yanıtlamaktan gurur duyduğum sorulardan biridir. Bu durum, gazetemizin doğrudan kuruluş felsefesiyle, çok dillilik ve her alandan okuyucuya ulaşma vizyonuyla ilgilidir.

Gazeteyi kurmaya karar verdiğimiz o ilk yıllarda, memleketimiz Ardahan’da henüz internet altyapısı bulunmuyordu. Bu nedenle internet gazetemizi İstanbul’da kurmak durumunda kaldık ve ilk yönetim merkezimiz İstanbul oldu. Henüz web sitelerinin ve sosyal medyanın olmadığı o dönemde, ilk haber paylaşımlarımızı mIRC ve ICQ gibi ilk nesil dijital platformlar üzerinden gerçekleştirdik. O yıllarda Ardahan, Kars ve Iğdır illeri kültürel ve idari olarak birbiriyle çok daha iç içeydi. Biz de yayıncılık hayatımıza bu üç ilimize dair dernek haberlerini, hemşehrilerimizden gelen bilgi ve duyuruları paylaşarak başladık.

Ancak ilk başlarda hitap ettiğimiz kitle oldukça sınırlıydı. Hem memleketimizi daha geniş çevrelere duyurmak hem de daha fazla insana ulaşmak amacıyla yayın stratejimizi değiştirmeye karar verdim. Çok dilli yayını benimseyerek farklı alanlarda da haber üretimine geçtik. O dönem Şişli’de ikamet ediyordum; Taksim, Okmeydanı ve Esenyurt gibi bölgelerde faaliyet gösteren çok sayıda doğu derneği ile doğrudan iletişime geçtim. Taksim’deki Doğu Anadolu yöre dernekleri bünyesinde, Kürtçe diline hakim arkadaşlarımla birlikte tamamen kültürel içerikli Kürtçe konser ve etkinlik duyurularını paylaşmaya başladık.

Aynı dönemde, o yıllarda internet dünyasının ortak dili konumunda olan İngilizceyi de yayınlarımıza dahil ettik. Ayrıca televizyon ve radyo kanallarından derlediğimiz güncel bilgileri kendi yorumlarımızla harmanlayarak dijital platformlardaki takipçilerimize aktarıyorduk. Her gün bu platformlara giriş yaptığımızda, insanları meşhur girişimiz olan "Hello World / Merhaba Dünya" selamıyla karşılıyorduk.

Bizler mIRC ve internet haberciliği faaliyetlerini bu vizyonla başlattıktan yıllar sonra, özellikle 1998 yılında ulusal çapta yayın yapan gazeteler internet mecrasıyla tanıştı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerdeki yerel gazetelerin interneti kullanmaya başlaması ise ancak 2000 yılından sonra gerçekleşti.

Ulusal Yayınlarımız ve Serhat İllerimizin Önceliği

Yayıncılık hayatım boyunca sıklıkla karşılaştığım bir diğer soru da şudur: "Mehmet Ali Bey; bünyenizde Newspaper TR, Rojname TR, Kral Gazetesi ve İmparator Gazetesi gibi ulusal ile uluslararası ölçekte yayın yapan markalarınız varken, neden halen en çok Ardahan Gazetesi ve Kars Gazetesi aktiftir?"

Bu soruya cevabım oldukça nettir: Arkadaşlar, Ardahan ve Kars gazeteleri benim bu meslekteki ilk göz ağrılarımdır. Onların bendeki yeri ve taşıdığı manevi değer her zaman çok özel olmuştur. Bu bağlılık sebebiyle ulusal çaptaki diğer yayınlarım bazen biraz geride kalıyor gibi görünse de aslında şu an bünyemizdeki tüm yayın organlarıyla eşit mesafedeyim ve her birine aynı profesyonel hassasiyetle yaklaşmaktayım.

"Özetlemek gerekirse; gazetemizde çok dilli yayınlar yapmamızın, Ardahan dışındaki ulusal ve uluslararası gelişmelere yer vermemizin temel sebebi, ilk günden itibaren benimsediğimiz çok sesli, çok dilli ve yenilikçi yayıncılık felsefemizdir. Amacımız; Ankara, İzmir, Diyarbakır, Van, Trabzon, Samsun, Asya, Avrupa ve Amerika'daki insanların, farklı dillerde ve kendi ilgi alanlarına giren içerikleri Ardahan Gazetesi markası altında bulabilmesidir. Farklı dillerde, farklı şehir ve ülkelerden yayınlar yapmamızın gayesi de budur.".

Kalın sağlıcakla.

Diğer blog yazılarım bu adreste beklerim www.mehmetaliarslan.tr