ARDAHAN YÖRESİNDE KIMI MENDIK VE ÖZEK'İN HİKÂYESİ


Ardahan Gazetesi | Since 1995 |

ARDAHAN YÖRESİNDE KIMI MENDIK VE ÖZEK'İN HİKÂYESİ

Her yörenin kendine özgü bir dili, bir kültürü, bir de tabiatın içinden doğmuş nimetleri vardır. Ardahan'ın bu unutulmaya yüz tutmuş doğal lezzetlerinden biri de halk arasında kımı ve özek olarak bilinen yabani bitkidir.

Bugün elimde gördüğünüz bu bitkiye biz özek diyoruz. Ancak onun hikâyesi, bu hâline gelmeden çok daha önce başlar.


İlkbaharda, toprağın altında bulunan yumrudan filiz verir. Bu yumruya yöremizde "atol" denir. Atol, küçük ve yuvarlak yapısıyla yer elmasını andırır. Tazeyken çıkarılır, kabuğu soyularak yenir. Kendine has, hafif tatlı ve oldukça lezzetli bir aroması vardır. Bitkinin tohumu da görünüş olarak atol andırır.


Bu bitki özellikle nadasa bırakılmış, yani bir yıl dinlendirilen tarlalarda kendiliğinden yetişir. Toprak dinlendikçe tabiat kendi bereketini gösterir; biz de bahar aylarında bu doğal armağanı toplamaya hazır çıkarız.


Bahar gelip ekinler ekildikten yaklaşık bir ay sonra, bu bitki buğday ve arpa başaklarının arasından boy vermeye başlar. Henüz körpe ve tazeyken toplanan bu dönemine kımı denir. Kımı, Ardahan mutfağının en sevilen doğal otlarından biridir. En meşhur değerlendirilme şekli ise kımı turşusudur. Baharın kokusunu içinde taşıyan bu turşu, sofralara ayrı bir lezzet ve bereket katar.


Aradan biraz daha zaman geçince bitki hızla uzar, tohum verecek olgunluğa erişir. İşte bu evresine ise özek adı verilir. Özek'in dış kabuğu soyulur ve iç kısmı tıpkı taze bir sebze gibi yenir. Lifli yapısı, hafif tatlımsı tadı ve doğallığıyla özellikle çocukluğunu köyde geçirenlerin unutamadığı lezzetlerden biridir.


Aslında kımı ile özek aynı bitkinin farklı gelişim dönemleridir. Önce toprağın altındaki atol, ardından körpe hâli kımı, daha sonra da uzayıp olgunlaşan özek ortaya çıkar. Bu yüzden Ardahanlılar için özek yalnızca bir bitki değildir; çocukluk hatıralarının, bahar aylarının, nadas tarlalarının ve imece kültürünün yaşayan bir parçasıdır.


Bugün modern tarım ve değişen yaşam şartları nedeniyle bu doğal bitkiyi tanıyanların sayısı giderek azalıyor. Oysa kımı ve özek, Ardahan'ın biyolojik zenginliğinin, halk kültürünün ve geleneksel mutfağının önemli miraslarından biridir. Bu değerleri kayıt altına almak, gelecek nesillere aktarmak ve yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Doğayı tanıyan insan, yaşadığı toprağın hafızasını da taşır. Ardahan'ın hafızasında ise kımı da vardır, özek de, atol de...


 Kaleme Alan: © Muharrem Kalaycı | Ankara | 2026


ardahan gazetesi


Daha yeni Daha eski