Ardahanlı Yazarımız Gülten Avşar'ın Mayıs 2026 yazıları


Ardahanlı Yazarımız Gülten Avşar'ın Mayıs 2026 yazıları



Gebze ve Esenyurt

Sanata Verilen Değerin Farkı

Bugün sizlerle önemli bir karşılaştırmayı paylaşmak istiyorum. 

Gebze Belediyesi, kendi bölgesindeki yazarlara yönelik bir kitap fuarı düzenledi. 

Bu etkinlikte yazarlara stand verildi, lise öğrencileri stand düzenlemesinde yardımcı oldu, belediye her yazardan 5 kitap satın alarak ve ayrıca kahvaltı ile öğle yemeği de sundu.
Bu jestler, yazarlara olan değeri, emeğe verilen önemi somut bir şekilde ortaya koydu.

Esenyurt’taki Kültür Müdürlüğü’ne yaklaşık iki yıldır benzer taleplerde bulunuyoruz; ne yazık ki bugüne kadar herhangi bir geri dönüş ya da kültürel anlamda somut bir adım göremedik.

Bu iki örnek arasında büyük bir fark var.
 
Gebze’de sanatçıya, yazara, emeğe değer verilmişken, Esenyurt’ta bu duyarlılık eksik kaldı. 

Vurgulamak istediğim, kültür ve sanat etkinliklerinin hiçbir siyasi kaygı olmaksızın, apolitik ve evrensel bir değer olarak ele alınmasıdır. 

Yazara ve emeğe, her yerde eşit mesafede durulmalı, sanat hakkettiği saygıyı her daim görmelidir. 

Ayrıca, Gebze Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne, bu değerli etkinlik ve sanata verdiği kıymet için içtenlikle teşekkür ederim. 

Bu tür jestlerin, tüm belediyeler tarafından, kültür sanat adına genellenerek yapılması, hepimizi çok mutlu edecektir. 

Umarım bu hassasiyet, her yerde kültür ve sanat adına bir örnek olur ve her yazar aynı değeri, aynı ilgiyi görür.

Kültür ve sanat, her türlü politik manevranın ötesinde, evrensel ve özgür bir alan olmalıdır. 

Sanat, kendi özüne ve evrensel söylemine odaklandığında, ideolojik ya da siyasi kaygıların önüne geçer ve bu bağımsızlık, sanatın gerçek gücünü ve toplumsal etkisini korur. 

Esenyurt’un potansiyeli ve yazar kadrosu, Gebze’deki bu güzel örneği daha da ileriye taşıyacak güçtedir. 

Amacımız, yerel yazarlar olarak, ilçemizin kültürel kimliğine katkı sağlamak ve okurlarımızla buluşmaktır.

Umarım, Esenyurt ve diğer tüm belediyeler, sanatın birleştirici gücünü fark ederek, benzer hassasiyetleri en kısa sürede gösterirler.

Hoçvan’ın Kalbinde Bir Yabancı: Zincir Marketler (A101)


Geleneksel yapısını koruyan köylerimize, örneğin 
Hoçvan Has köy gibi yerleşim yerlerine kadar giren büyük zincir marketler (A101 vb.), sadece birer ticari işletme değil, aynı zamanda yerel dokuyu bozan birer müdahaledir.


 
Üreticiden Tüketiciye Giden Yolun Kesilmesi:  Has köy gibi hayvancılığın ve doğal üretimin kalbi olan bir yerde, köylünün kendi sütünü, peynirini ve ekmeğini üretmek yerine market rafındaki fabrikasyon ürünlere yönlendirilmesi büyük bir çelişkidir.



 
Küçük Esnafın Sonu. Köy bakkalının sunduğu o insani ilişki ve "veresiye defteri" gibi toplumsal yardımlaşma unsurları, yerini soğuk ve nakit odaklı kurumsal bir yapıya bırakmaktadır.

Bu durum, yerel paranın köy içinde dönmesi yerine doğrudan merkeze, büyük sermayeye akmasına neden olur.

 Kültürel Erozyon, Köy meydanına giren bu tür marketler, yerel mutfak kültürünü ve beslenme alışkanlıklarını standartlaştırarak genetiğiyle oynanmış, paketli gıdaların yaygınlaşmasına zemin hazırlar.

Has köy’ün merasında otlayan hayvanın sütü dururken, market rafındaki koruyuculu sütü tüketmek sadece bir alışveriş tercihi değil, kendi öz değerlerimizden ve sağlığımızdan vazgeçmektir.



Kandır Beni Doktor


Hangi ilacı kullanıyorsun?" dedi doktor,
Ne fark eder ki?
Sen iyisini yaz, şifası içinde olanı...
İyi gelse ne olur, gelmese ne?
Şunun şurasında bir emanet canım var,
Onu da çocuklarım için taşıyorum.

"Kendin için yaşa" dedi doktor,
Sanki mümkünmüş gibi...
Söylesene doktor bey;
Çoraklaşmış toprağa ekin ekilir mi?
Can suyu çekilmiş ömre bahar gelir mi?
Ben hiç kendim için yaşamadım ki...
Baba evinden beri eksildim,

Hep başkaları için yandım,
Hizmeti ibadet bildim, her gülen yüze kandım.
El kapısında koca bir topluluğa sofra oldum, aş oldum,
Gelenin derdine ortak, gidenin ardından yaş oldum.
Kendi tabağımı hep sona bıraktım ne oldu.
Bir kez olsun "ben" demeyi, kendime çok buldum.
Her giden benden bir parça götürdü can oldum.

Öyle bir ilaç yaz ki bana doktor,
Kalan şu kısa ömrümde mutluluğa inandırsın.
Dünya zaten yalan, herkes yabancı...
Yaz ki o ilaç da beni biraz kandırsın,
Tıpkı diğerlerinin beni kandırdığı gibi kandırsın.

5 Mayıs 2026
 Gülten Avşar


Ardahan Gazetesi
Daha yeni Daha eski

İletişim Formu